Kutsal Mekân Kâbe ve Mescid-i Haram
Kutsal mekân kavramı ve bu yerleri ziyaret insanlık tarihi boyunca bütün din ve inanç sistemlerinde görülmüştür. İslami kaynaklara göre Hac ibadeti Hz. Âdem’e kadar uzatılsa da Kuran-ı Kerim’in bildirdiğine göre; daha önce tahrip olmuş Kâbe’nin eski temelleri Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından bulunarak kutsal mabet yeniden inşa edilmiştir. Hac suresinin 27-29. ayetlerine göre de insanları hac yapmak üzere Mekke’ye davet eden ilk peygamber Hz. İbrahim’dir. Bu tarihten itibaren diğer peygamberler ve inananlar da Kâbe’yi ziyaret etmişlerdir.
“Mescid-i Haram” denilen mabedin ortasında bulunan Kâbe, kuzeydoğu duvarı 12.63; kuzeybatı duvarı 11.03; güneybatı duvarı 13.10; güneydoğu duvarı 11.22 ve yüksekliği 13 m olan 145 m2 alan üzerine kurulmuş taş bir binadır. Üzeri siyah bir örtü ile örtülüdür. Örtüsü her sene hac mevsiminde yenilenir.
Kâbe’nin köşeleri yaklaşık olarak dört ana yönü gösterir. Köşelerden her birinin ayrı ismi vardır.
Doğu köşesine “Hacer-i Esved” veya “Şarki”, kuzey köşesine “Irakı”, batı köşesine “Şâmi” ve güney köşesine de “Yemâni” denir.
“Mescid-i Haram”, içinde Kâbe’nin bulunduğu büyük bir mabettir. Diğer bir adı da Harem-i Şerif’tir. Mescid-i Haram, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde Kâbe’nin etrafındaki küçük bir meydandan ibaretti. Hz. Ömer tarafından genişletilmiş ve etrafı bir duvarla çevrilmiştir. Yüzyıllar içinde Mescid-i Haram günümüze kadar pek çok defa genişletilmiştir. Mescid-i Haram’ın içinde, Kâbe’den başka “Makam-ı İbrahim” ve “Zemzem” kuyusu bulunmaktadır.
Haccın Farz Kılınışı
Hicretin 9. yılında nazil olan; “ Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, Mekke’de âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâbe’dir. Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir” ( Al-i İmran, 96-97) ayetleriyle Müslümanlar üzerine farz kılınan Hac, Hz. Peygamber tarafından putperest adetlerinden arındırılarak İslami usullere uygun hale getirilmiştir.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammet Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Hac ibadetinin İslam’ın beş temelinden birisi olduğunu belirterek şöyle buyurmuştur: “İslam beş şey üzerine bina edilmiştir. Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna tanıklık etmek, namaz kılmak, zekât vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.”
Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Haccı
Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem hicretin onuncu yılı Zilkade ayında Hac için hazırlıklara başladı. Müslümanlara duyurarak onların da hazırlanmalarını istedi. Onunla birlikte haccetmek isteyenler Medine’de toplandılar.
Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem 26 Zilkade 10 / 22 Şubat 632 Cumartesi günü yanında hanımları ve kızı Fâtıma da olduğu halde; muhacir, ensar ve diğer Arap kabilelerinden oluşan Müslümanlarla birlikte Medine’den hareket etti. Yanına kurbanlık yüz deve aldı. Zülhuleyfe denilen yere vardığında öğle namazını seferi olarak iki rekât kıldı ve aynı gün burada ihrama girdi.
Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 4 Zilhicce Pazar günü kuşluk vakti Kasvâ adlı devesinin üzerinde Mekke’ye ulaştı. Kâbe’yi tavaf edip iki rekât namaz kıldı ve Safâ ile Merve arasında sa’y etti. Veda Haccı süresince Mekke’nin Ebtah mevkiinde kendisi için kurulan çadırda konakladı. Perşembe gününe kadar Mekke’de kaldı. Aynı gün (Terviye günü) Mina’ya hareket etti. Öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını orada kıldı. Geceyi de burada geçirdi. Ertesi sabah namazı kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar burada kaldı. Arafat’taki Nemire mevkiinde çadır kurulmasını emretti. Sonra Mina’dan hareket edip Müzdelife’den geçerek Cuma günü, Arafat’ta hazırlanan çadıra varıp konakladı. Zeval vaktinden sonra çadırından çıkıp devesine binerek Arafat vadisinin ortasına geldi. Urane vadisinde meşhur Veda Hutbe’sini okudu. Bir ezan okutarak ayrı ayrı ikametle öğle ile ikindiyi birlikte kıldırdıktan (cem’i takdim) sonra devesinin üzerinde Arafat’a çıktı. Kıbleye dönüp akşama kadar dua ile meşgul oldu.
Arafat’ta iken, kendisine, ilâhi tebliğ görevinin tamamlandığını bildiren şu ayet-i kerime nazil oldu: “Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’a razı oldum”
Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem güneş battıktan sonra Arafat’tan ayrıldı ve Müzdelife’ye geldi. Yatsı vaktinde, akşam namazıyla birlikte yatsı namazını birleştirerek (cem’i te’hir), akşamı üç, yatsıyı da iki rekât olarak; tek ezan ve iki ayrı ikametle kıldırdı. Geceyi Müzdelife’de geçirdi. Ertesi sabah, yani Cumartesi (bayramın birinci) günü sabah namazını Müzdelife’de kıldıktan sonra Meş’ar-i Haram’a geldi. Cemre-i Akabe’ye (büyük şeytan) ufak taşlardan yedi tane attıktan sonra Mina’ya gitti. Kurbanlık olarak hazırladığı yüz deveden altmış üçünü; ömrünün her yılı için bir deve hesabıyla bizzat kendisi kurban olarak kesti. Diğer develeri de Hz. Ali kesti. Kurban etinden bir parça yiyen Peygamberimiz, geri kalanını Müslümanlara dağıttı. Daha sonra tıraş olup ihramdan çıktı. Sonra Kâbe’ye gidip tavaf yaptı ve öğle namazını kıldı. Tekrar Mina’ya dönerek bayram günlerini burada geçirdi. Bayramın ikinci, üçüncü ve dördüncü günleri taşlamalarını tamamladı. Bayramın beşinci günü Mina’dan tekrar Mekke’ye gelip veda tavafını yaptıktan sonra 29 Zilhicce 10 /26 Mart 632 tarihinde Medine’ye döndü.
Hac Nedir?
İslam’ın şartlarından birisi olan ve lügatta “yönelmek, gitmek, ziyaret etmek” anlamlarına gelen, geniş anlamıyla da dini bir terim olarak Hac; “Belirli bir zaman diliminde, usulüne uygun olarak ihrama girdikten sonra Arafat’ta vakfe yapmak, Kâbe’yi tavaf etmek, Mina’yı ziyaret etmek ve diğer bazı dini vazifeleri yerine getirmek” suretiyle yapılan ibadeti ifade eder. Bu ibadeti yerine getirene hacı denir.
Hac İbadeti Nasıl Yapılır?
Türkiye’den hacca niyet eden müminler genellikle Temettü Haccı yapmaktadırlar. Temettü Haccı; aynı yılın Hac aylarında önce Umre için ihrama girip, Umreyi yaptıktan sonra ihramdan çıkıp, sonra Arafat’a çıkmadan önce Hac için tekrar ihrama girip Hac yapan müminin yaptığı Hacca denir.
1. Umreye Hazırlık
Hac yolcusu dilerse müftülüklerce düzenlenen hac hazırlık kursları ile Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce internet, sosyal medya mecralarında istifadeye sunulan eğitici paylaşımları takip ederek, kendilerine verilen yazılı ve görsel materyallerden istifade eder.
Ailesi, akrabası ve komşuları başta olmak üzere iletişim kurduğu herkesle helalleşir.
Umre niyeti ile ihrama girmeden önce, gerekli vücut temizliğini yapar, saç - sakal tıraşı olur, bıyıklarını düzeltir, tırnaklarını keser ve mümkünse boy abdesti, değilse namaz abdesti alır, vücuduna güzel koku sürer.
2. Umre İhramına Girmek
Kafile programına göre doğrudan Mekke’ye gidecek olan hacı adayları; Türkiye’deki havalimanlarında, doğrudan Medine’ye gidecek yolcular ise Medine-Mekke yolu üzerindeki Âbâr-ı Ali Mescidi’nde (Zü’l-Huleyfe) ihrama girerler.
Erkekler ihram için, atlet, külot, çorap, elbise ve ayakkabılarını çıkarırlar. İzar ve Rida adı verilen iki parça ihram örtüsüne bürünürler.
Kadınlar için özel bir ihram örtüsü yoktur. Elbise ve ayakkabılarını çıkarmazlar, başlarını açmazlar, eldiven giyebilirler, ancak yüzlerini örtmezler. Adetli olan hanımlar da niyet ederek telbiye getirip ihrama girerler. Bu halde bulundukları süre boyunca ihram yasakları devam eder. Namaz ve Kâbe’yi tavaf etme dışında haccın bütün görevlerini yerine getirirler. Özel durumlarının bitiminde tavaf ve ibadetlerini yaparak ihramdan çıkarlar.
Hacı adayları ihramın sünneti niyeti ile iki rekât ihram namazı kılarlar. Namazın birinci rekâtında Fatiha’dan sonra “Kafirun” suresini, ikinci rekâtında ise Fatiha’dan sonra “İhlas” suresini okurlar ve umre için niyet ederler.
3. Umre Niyeti ve Telbiye
İhrama, niyet etmek ve telbiye getirmek suretiyle girilir.
İhram için “Allah’ım Umre yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve kabul buyur.” diyerek niyet edilir ve şöyle telbiye getirilir. “
Hizmetine geldim. Ey Allah’ım! Hizmetine geldim. Senin ortağın yoktur, hizmetine geldim. Hamd ve nimet senindir. Mülk senindir, senin ortağın yoktur”
Umre niyetinden sonra ihram yasakları da başlamış olur. Mümin Mekke’ye varıncaya kadar vasıtalara biniş ve inişlerde, kafilelerle karşılaşıldığında, şehirlere girdiğinde, gece-gündüz, yürürken-otururken ve farz namazların arkasından her fırsatta yüksek sesle telbiye, tekbir, tehlil ve salavât-ı şerife söyleyerek yolculuğuna devam eder. Kadınlar telbiye, tekbir, tehlil ve salavât-ı şerife’yi yüksek sesle söylemezler.
Mekke’ye yaklaşıp Harem bölgesine girince Mümin “Allah’ım! Burası senin haremindir, emin kıldığın yerdir. Beni cehenneme girmekten koru. Kullarını dirilttiğin gün beni azabından güvende kıl, beni dostlarından ve itaatkâr olanlardan eyle” diye dua eder.
4. Umre Tavafı
Hacı adayları Mekke’de Umre tavafı yapmak üzere Mescid-i Haram’a topluca hareket eder. Yolda tekbir, tehlil, telbiye ve salavat-ı şerife getirmeye devam eder. Beytullah’ı görünce telbiyeye son verir ve üç defa tekbir ve tehlil getirir ve ilgili duayı ya da bildiği başka duaları da okuyabilirler.
Haceru’l - Esved hizasına gelir, yönünü Haceru’l - Esved’e döner ve Ka’be’yi kalp tarafına alır.
"Allah’ım Umre tavafı yapmak istiyorum. Bunu bana kolaylaştır ve kabul eyle" şeklinde umre tavafına niyet ettikten sonra ellerini omuz hizasına kadar kaldırıp; “Bismillahi Allahu Ekber” diyerek Haceru’l - Esved’i selamlar; tekbir, tehlil ve tahmid getirerek tavafa başlar ve 7 defa dönerek tavafı sonlandırır.
5. Tavaf Namazı
Tavaf tamamladıktan sonra iki rekât tavaf namazı kılınır. Tavaf namazında birinci rekâtta Fatiha’dan sonra Kâfirûn, ikinci rekâtta ise Fatiha’dan sonra İhlas suresini okunur. Bu namazı kılmak vaciptir.
6. Umrenin Sa’yi
Hacı adayı, tavafın ardından Umrenin sa‘yini yapmak üzere Safa’ya gider. Koşmak, hızlı yürümek anlamlarına gelen “Sa’y” terim olarak; Hac ve Umrede Kâbe’nin doğu tarafındaki Safa Tepesi’nden başlayarak Merve’ye dört gidiş Merve’den Safa’ya üç dönüş olmak üzere bu iki tepe arasındaki gidiş-gelişe denir.
Safa’da yönünü Kâbe’ye döner, tekbir, tehlil, tesbih ve salat-ü selam getirir, ellerini açıp dua eder, sonra “Allah’ım! Senin rızan için Safa ile Merve arasında yedi şavt olarak umrenin sa’yini yapmaya niyet ediyorum” diyerek sa’y yapmaya niyet eder.
Sa’yi yedi şavt olarak Safa’da başlayıp Merve’de bitirir.
Sa’y esnasında Kur’an-ı Kerim’de geçen ve Hz. Peygamber’den rivayet edilen duaları veya bildiği başka duaları okur ve yüksek olmayan bir ses tonuyla tekbir ve tehlil getirir veya Kur’ân okur. İki yeşil ışık arasında kısa adımlarla koşarak, canlı ve hareketli yürümek anlamına gelen “Hervele”yi yapar.
Sa’yi tamamlayınca Merve’de dua eder.
7. Umre İhramından Çıkmak
Hacı adayı, Sa‘yi tamamladıktan sonra, saçlarını tamamen kestirir ya da kısaltır, böylece ihramdan çıkar ve normal elbiseleri giyerek umre ibadetini tamamlamış olur. Kadınların ihramdan çıkmak için saçlarının ucundan bir parmak kadar kesmeleri yeterlidir. Saçı tıraş etme veya kısaltma yerine, sakalı tıraş etmek veya kısaltmakla ihramdan çıkılmış olunmaz.
Bu görevleri yerine getiren kadın veya erkek her hacı adayı, temettu haccının ilk bölümü olan umre görevini ifa etmiş olur. Bundan sonra kafilenin yapacağı programlara göre hareket eder ve hac için Arafat’a çıkmayı bekler.
8. Hac İhramına Girmek ve Hac Niyeti
Hacı adayı İki rekât ihram namazı kılar; “Allah’ım Haccetmek istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve kabul buyur.” diyerek hacca niyet eder ve şöyle telbiye getirir. “
Hizmetine geldim. Ey Allah’ım! Hizmetine geldim. Senin ortağın yoktur, hizmetine geldim. Hamd ve nimet senindir. Mülk senindir, senin ortağın yoktur”
Böylece hac ihramına girer ve ihram yasakları yeniden başlamış olur. Kafile başkanının ve din görevlilerinin bilgisi dâhilinde arzu edilmesi halinde ve vakit de müsait olursa nafile bir tavaftan sonra haccın sa’yi yapılabilir. Bayramın birinci günü büyük şeytana (Akabe Cemresi) taş atıncaya kadar her fırsatta telbiye, tekbir, tehlil ve salavât getirmeye devam eder.
9. Arafat Vakfesi
Arafat Mekke’nin 21 km. doğusunda, Tâif dağ yolu üzerinde ova görünümünde düz bir alandır. Haccın en önemli vazifesi “vakfe” burada yapılır.
Hacı adayı Arife günü (9 Zilhicce) Arafat’ta abdestli bulunmaya özen göstermelidir. İkindi namazından sonra irşat çadırından yapılan çağrıyla Arafat’ta bulunan tüm hacı adayları; ayakta kıbleye dönerek Arafat Vakfesini yapar ve dua eder.
Ardından güneşin batmasına kadar Arafat’ta kalır, vaktini ibadetle geçirir. Güneş battıktan sonra Müzdelife’ye hareket eder.
10. Müzdelife Vakfesi
Müzdelife Arafat ile Mina arasında bulunan, Harem sınırları içindeki bir bölgedir. Hacı adayları Müzdelife’ye ulaşınca, akşam ve yatsı namazlarını yatsı vaktinde cemaatle cem-i te’hir ile kılar ve kafile hocalarının nezaretinde Müzdelife Vakfesini ayakta yaparak dua eder.
Müzdelife vakfesinin zamanı; bayramın birinci günü tan yerinin ağarmaya başlamasından güneşin doğmasına kadar olan süredir. Maliki mezhebine göre ise arife günü akşamı güneşin batışından bayram sabahı fecr-i sadığa (tan yerinin ağarması) kadar olan süre içerisinde Müzdelife Vakfesi yapılabilir.
Mina’ya yolculuk öncesi şeytana atılacak taşlar toplanır. Birinci gün Akabe Cemresine atılacak yedi taşın buradan toplanması makbuldür. Diğer taşlar harem bölgesi sınırları içerisinde olmak kaydıyla başka bir yerden de toplanabilir.
I. gün akabe cemresine atılmak üzere 7, II. gün küçük, orta ve büyük cemrelere atılmak üzere yedişerden 21, III. gün küçük, orta ve büyük cemrelere atılmak üzere yedişerden 21 olmak üzere toplam 49 taş toplanır.
Hacı adayları Müzdelife’den yaya olarak Mina’ya hareket ederler.
11. Mina’da Şeytan Taşlama
Mina, Müzdelife ile Mekke arasında Harem sınırları içindeki bir bölgedir. Mina’da şeytanın taşlandığı “Cemerat” diye anılan üç yer vardır.
I. Cemre-i Suğrâ (Küçük Cemre): Mescid-i Hayf tarafındadır.
II. Cemre-i Vustâ (Orta Cemre): Mekke cihetinde Cemre-i Suğrâ’dan sonra 150 m mesafede yer alır.
III. Cemre-i Akabe (Büyük Cemre): Mina’nın Mekke istikametindeki sınırında yer alır.
Cemrelere taş atma zamanı kurban bayramı günleridir. Bu günlerin ilkine “Yevm-i Nahr” (Kurban Kesme Günü), kalan üç güne ise “Eyyam-ı Teşrik” (Teşrik Günleri) denir.
Müzdelife’den ayrılan hacı adayları, Mina’da Cemarat mevkiine geçer. Bayramın birinci günü, sadece büyük şeytan denilen Akabe Cemresi’ne yedi taş atılır. Bu taşların atılma zamanı; Hanefilere göre, fecr-i sadıktan itibaren başlar, ikinci gün, fecr-i sadığa kadar devam eder. Günümüzde izdihamdan dolayı bayram günlerinde kafile hocasının yönlendirmesine göre uygun bir zamanda Akabe Cemresi’ne gider ve yedi taş atılır. Toplanan fındık büyüklüğündeki taşlar, sağ elin başparmağı ve işaret parmağı arasında tutulur ve ortadaki büyük sütuna isabet ettirecek şekilde fırlatılır. İlk gün diğer iki cemreye taş atılmaz.
Taş attıktan sonra Akabe Cemresi’nin yanında beklenmeksizin oradan uzaklaşılır. Duayı yürürken yapar.
Akabe Cemresi’ne ilk taşın atılmasıyla telbiyeye son verilir.
12. Şükür Kurbanı Kesmek
Hacı adaylarına kafile hocaları tarafından kurbanları kesileceği yer ve zaman bildirilir.
Şeytan taşlama sonrası Harem bölgesi sınırları içinde kurban keser veya vekâlet yolu ile kestirir. Bu kesilen kurban şükür kurbanıdır. (Hedy)
13. Hac İhramından Çıkmak
Hacı Adayı kurban kestikten sonra saç tıraşını olur veya saçını kısaltır. Böylece ihramdan çıkmış olur. Böylece cinsel ilişki dışındaki diğer ihram yasakları kalkar. Şeytan taşlama, kurban kesme ve tıraş olma görevleri arasında sıraya uymak Cumhura göre “sünnet” sadece Ebû Hanife’ye göre “vacip” görülmüştür.
Günümüzde kurbanlar İslam Bankası aracılığı ile kestirildiğinden ritüeller arasındaki tertibe uyulması zaman almaktadır. Bu sebeple “şeytan taşlama” ve “tıraş olma” arasındaki sıraya uymak makuldür.
Bayramın II, III ve IV. günleri şeytan taşlama, öğle ezanının okunmasından itibaren başlar, fecr-i sadığa kadar devam eder.
14. Ziyaret Tavafı
Hacı adayları bayramın birinci günü şeytan taşlama, kurban kesme ve tıraş olma görevlerini yaptıktan sonra aynı gün imkân olursa, Mekke’ye gider ve farz olan ziyaret tavafını yapar. İmkân bulamazsa da diğer iki gün içerisinde yapmaya gayret eder.
Ziyaret tavafının bayramın ilk üç günü güneş batımından önce yapılması uygun olur. Tavafa,
“Allah’ım Yedi şavt olarak haccın tavafını yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve onu kabul buyur”
diye niyet eder.
Umre tavafında da anlatıldığı gibi, Kâbe’ye, Haceru’l-Esved’in hizasına gider ve 7 şavttan oluşan tavafını yapar.
15. Haccın Sa’yi
Hacı adayı tavafın ardından tavaf namazını daha önce tarif edildiği gibi kılar. Ardından Safa tepesinde “Allah’ım rızan için Safa ile Merve arasında Haccın sa’yini yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve onu kabul buyur“ diyerek niyet eder ve usulüne uygun olarak haccın sa’yini tamamlar.
Böylece “ikinci tehallül” de gerçekleşir ve cinsel yasaklar da dâhil bütün ihram yasakları sona erer.
16. Cemrelere Taş Atmak
Hacı adayı bayramın II. ve III. günleri zeval vaktinden sonra sırayla küçük, orta ve büyük cemrelere yedişer taş atar. Küçük ve orta cemrelere taş attıktan sonra uygun bir yere çekilerek dua edilir. Büyük cemreye taş attıktan sonra dua edilmez ve oradan hemen ayrılır.
17. Veda Tavafı
Hac ve umreye dair bütün ibadet ve ritüelleri yerine getiren her hacı, Mekke’den ayrılmadan önce veda tavafını yapar. Mekke’den ayrılmadan önce veda niyetiyle yapılan bu son tavafa “Veda Tavafı” denir. Hacı, veda tavafı yapamadan Mekke’den ayrılmak zorunda kalırsa; ziyaret tavafından sonra nafile tavaf yapmış ise o nafile tavaf da veda tavafı yerine geçer.
Böylece hac görevi tamamlanmış olarak Medine üzerinden gelen hacılar memleketlerine, direk Mekke’ye gelen hacılar ise Medine’ye giderler.
18. Hz. Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Kabrini Ziyaret
Kutsal topraklara yolculuk yapan her bir hacı adayı, uçuş programına göre hac öncesi veya sonrasında bu ziyareti de gerçekleştirir.
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i ziyarete giden kimse, mescidini ziyaret etmeye niyet eder. Medine’ye yaklaşıp Mescid-i Nebi’yi görünce hacılar salat-ü selam getirir ve dua ederler.
Kafile görevlisi hocalarımız nezaretinde toplu halde Mescid-i Nebevi’ye hareket edilir. Mescide ulaşıldığında kerahet vakti değilse iki rekât tahiyyetü’l-mescid namazı kılınır.
Sonra sıraya geçerek kabri şerife doğru ilerlenir. “Allah’ın rahmeti ve selamı üzerine olsun ey Allah’ın Resulü. Allah’ın rahmeti ve selamı üzerine olsun ey Allah’ın habibi, Allah’ın rahmeti ve selamı üzerine olsun ey âlemlere rahmet olarak gönderilen” diye selam verilir ve dua edilir. Hacı vasıtasıyla Resulullah’a selam gönderilmiş ise; “Ya Rasulullah filanca kişinin sana selamı var, Allah katında kendisi için şefaatçi olmanı diler. O’na ve bütün müslümanlara şefaat eyle” diye selamını iletir.
19. Ravza-i Mutahhara’da Namaz Kılmak
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in kabrinin (evinin) bulunduğu yer ile minber arasında kalan yere “Ravza-i Mutahhara” adı verilir.
Bu alan hacılar için oldukça önemlidir. Çünkü Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem “Evimle minberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir, minberim de (Kevser) Havuzumun üzerindedir” diye buyurmuştur. Bu nedenle bu kutsal bölümde imkân dâhilinde namaz kılınmalıdır.
20. Medine’den Ayrılış
Hacılar, Medine’de bulunan Uhud Şehitliği, Kuba Mescidi, Kıbleteyn Mescidi, Yedi Mescitler, Baki Kabristanlığı gibi önemli kutsalları ziyaret ederler. Medine‘den ayrılma vakti gelen hacılar, kafile hocalarının yönlendirmeleriyle Mescid-i Nebi‘ye veda ederler.